Mustafa Uyan'ın gönül bahçesi

ZİYARETÇİLER

124 ziyaretçi çevrimiçi

İSTATİSTİKLER

İçerik Gösterim Sayısı
3527053

TASAVVUF TASAVVUF

Mevlana Celalettin Rumi hazretleri Mesnevi'de:

 - Tasavvuf nedir diye bir uluya sordular:
“Gam ve keder zamanında ferah bulmaktır” ifadesini kullanmıştır.

Alt Kategoriler

  • ANADOLU GÖNÜL ERLERİ
  • TASAVVUFİİ BİLGİLER
  • YUNUS EMRE
    Yunus Emre başka deyişle Aşık Yunus

    Mevlâna Celâleddîn-i Rûmi'nin Mesnevisinde şöyle bir fıkra vardır; Bir gün Musa Peygamber, kırda bir çobana rastlamıştı. Çoban, bir çoban saflığı ile inandığı Allah'a şöyle yalvarıyordu;

    "Ey Allah'ım neredesin? Sana hizmet edeyim. Sana kul, kurban olayım. Çarığını dikeyim, saçlarını tarayayım. Giyeceklerini yıkayayım. Yüce Allah'ım, sana süt getireyim, elceğizini öpeyim, ayacığını ovayım. Uykun gelince yatağını yapayım. Bütün keçilerim sana feda olsun! Bütün bu hey-heylerim senin içindir, Allah'ım!"

    Musa peygamber çobanı azarladı.

    "Allah'a böyle tapılmaz. Dikkat et! Çoban, kâfir oluyorsun!" dedi.

    Çoban bu sözlerden öyle müteessir oldu ki... Yanık yanık bir ah çekti, acısından dövünerek çöle doğru kaçtı gitti.Fakat o anda Allah'tan Musa Aleyhisselâma vahiy geldi, Allah peygamberine şöyle diyordu:

    "Ey Musa! Bir kulumuzu bizden ayırdın!... Sen onları bize yaklaştırmak için gelmişken bizden ayırdın!... Sözün ve söyleyişin değeri yoktur: sen gönüldeki aşk ateşine bak!"

    İşte, çobanın duyduğu bu aşk ateşi ile yanarak bize adetâ bir çoban saflığı ile ve XIII. Asır Halk Türkçesi'nin bütün güzelliği ile Allah aşkının erişilmez heyecanlarını duyurmaya muvaffak olan ilk büyük Türkiye şairi Yunus Emre'dir.

NOKTA-I ESRAR

Kur’an’a İncil’e Zebur’a Tevrat’a
İman eden etmiş vahdet-i zata
Biri nefye memur biri ispata
“Lâ, illâ” da, “illâ, lâ” da olamaz
Seyrani