Dil-i Biçare - Anlat dil-i biçareden

Dil-i Biçare - Anlat dil-i biçareden

Mustafa Uyan'ın gönül bahçesine hoşgeldiniz.

Dil-i Biçare - Anlat dil-i biçareden

Dil-i Biçare - Anlat dil-i biçareden

Anlat dil-i biçareden, Sun da içsin yar elinden. Yani hep bilinen şeylerden olsun.. Sen söyle Dede'nin, "Zülfündedir baht-ı siyahım" bestesini

DİL-İ BİÇARE

ANLAT DİL-İ BİÇARE'DEN, 
SUN DA İÇSİN YAR ELİNDEN
YANİ HEP BİLİNEN,
ŞEYLERDEN OLSUN
SEN SÖYLE DEDE'NİN
"ZÜLFÜNDEDİR BAHT-I SİYAHIM" BESTESİNİ

Bostandan HikayelerKıssadan Hisselerİnternet HikayeleriDede Korkut Hikayeleri
Türkü HikayeleriÖmer Seyfettin'den HikayelerHalk şiirinden örneklerDivan Şiiri
Şiirin Üstadlarından EserlerEdebi BilgileriDil Bilgisi - GramerTasavvufu Bilgiler
Yunus Emre'nin hayatı ve ŞiirleriHadisÖzlü SözlerDeyimler Hikayeleri
MizahDünya Basınından Haberler ve MakalelerStratejik MakalelerSağlık

KİMLER ONLINE

3 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

İSTATİSTİKLER

Ziyaretçi Sayısı
1787108

Benden size

Canavarlar asla korku yaratamaz, ama korkular mutlaka canavarlar yaratır.      (muyan)

Başlar baş eğmeye başladıkça, başlar boş olmaya başlar. Başlar baş eğip boş olmaya başladıkça, boş  başlar,  BAŞ olmaya başlar.    (Muyan)

Gördüğünüz manzara baktığınız pencerenin bulunduğu kata bağlıdır.    (muyan)

Aşk, aşık olunan kişiden çok daha önemlidir. Sakın onu kaybetmeyin.     (muyan)

Sevdayı bilmeyenin gözünde yaş olmaz, gözünde yaş olmayanın da gönlünde gök kuşağı oluşmaz..    (Muyan)

Nesimi

Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam,
‘Cevher-i lâmekan’ benem, ‘kevni mekâna’ sığmazam.

‘Arş ile ferş’ ‘kâf ile nun’ bende bulundu cümle çün,
Kes sözünü ve sessiz ol, şerh ve beyâna sığmazam.

Kevni mekândır âyetim, zâti durur bidayetim,
Sen bu nişanla bil beni, bil ki nişana sığmazam.

Nesimi (devamı sitemizde)

 

Zimen Defteri

Anadolu insanının henüz yalanla, dolanla, talanla, riyakarlıkla, siyasetle, ve din simsarları ile tanışmamış, köşe dönmenin, yetim hakkı yemenin ne olduğunu bilmediği, haramdan korkup helal peşinde koştuğu, fakirlerin zenginin malında gözünün olmadığı, zenginin de fakiri kolladığı, daha kısa bir deyimle; insanların vicdanlı ve içlerinde Allahın rızasını kazanma diye bir duygunun olduğu zamanlarda ve genellikle ramazan ayında yapılan, büyük dedelerimizin bizim çocukluğumuzda bizlere iç çekerek anlattığı güzel bir gelenek vardı ve o geleneğin adına  "Zimen Defteri" denirdi..

Hali vakti yerinde olanlar kılık-kıyafet değiştirerek hiç tanımadıkları mıntıkalara gidip, bakkalın, manavın tenha zamanlarını seçerek:

- "Zimen defteriniz var mı?" diye sorarlardı,

 

Devamını oku...

Kavakla Kabak

Kavağın yanında bir kabak filizi boy göstermişti. Bahar ilerledikçe kabak kavak ağacına sarılarak yükselmeye başladı. Yağmurların ve güneşin etkisi ile müthiş hızla büyüdü ve neredeyse kavak ağacıyla aynı boya geldi. Kabak bir gün dayanamayıp kavağa sordu:

“Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç”?

“On yılda” demiş kavak.

Devamını oku...

SON EKLENENLER

  • Dürüstlük 2016-11-29 by Administrator Dürüstlük Bir Çin prensi tahta çıkacaktı ama yasalara göre, daha önce evlenmesi gerekiyordu. Uygun bir aday bulmak için bölgedeki genç k...

MEVLANA'DAN

Hergün bir yerden göçmek, ne iyi,
Hergün bir yere konmak, ne güzel,
Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş,
Dünle beraber gitti. Cancağızım;
Ne kadar söz varsa düne ait,
Şimdi Yeni şeyler söylemek lazım...

Scroll to top