Skip to content

DİL-İ BİÇARE - DİLİN ÇARESİZLİĞİ WEB SAYFASI ÜZERİNDEN GÖNDERİLMİŞTİR..

Loading...

oynat_1

Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır

Hadis-i Şerif / Hz.Muhammed (S.A.V.)

oynat_2

Allah'ı anlatmaktan aciz olmak, onu anlamaktır.

Hz.Ebubekir

oynat_3

ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Hz.Mevlana

oynat_4

Kanat vardır doğanı padişaha götürür,kanat vardır kuzgunu leşe getirir

Hz.Mevlana

oynat_5

Affetmek, zaferin zekatıdır

Hadis-i Şerif / Hz.Muhammed (S.A.V.)

Yazı boyutunu artır  Yazı boyutunu küçült  Yazı boyutunu sıfırla 
Konumunuz:    ANASAYFA
Lâ Havle Diyen Eşek Yazdır E-Posta

     Bir sofi seyahate çıktı, dönüp dolaşırken yolu bir tekkeye uğradı gece orada misafir oldu. Binip dolaştığı eşeğini ahıra bağlayarak geçip oturdu. Oradakilerle sohbete daldı, zikir etti. Zikir sona erince yemek ikram edildiğinde sofi hayvanını hatırladı. Hizmetçiye :

   - "Ahıra git hayvanıma saman ve arpa ver, hayvan aç kalmasın." dedi.

   Hizmetçi başını sallayarak :  

   - "Lahavle, bunu söylemeye ne lüzum var bu benim asli görevim, her zaman yaptığım iş..." dedi.  

   Sofi :  

   - "Önce arpayı ıslat çünkü eşek karttır, dişleri sağlam değil..." dedi.  

   Hizmetçi :  

   - "Lahavle, bana bunu söylemenize gerek yok, ben bu işlerin ustasıyım." dedi.  

   Sofi :  

   - Önce eşeğin semerini indirip sırtına ilaç koy yaraları iyileşsin." dedi.  

   Hizmetçi :  

   - "Lahavle, bu ne biçim söz elbette bunun en iyi şekilde nasıl yapılacağını ben bilirim." dedi  

   Sofi :  

   - "Eşeğin yerini süpür taş toprak kalmasın, eğer yeri ıslaksa kuru toprak ser." dedi.  

   Hizmetçi buna da bir "lahavle" çekerek cevap verdi. Hasılı sofi her ne dediyse hizmetçi bir "lahavle" çekerek o işi en iyi kendisinin bildiğini ve en güzel şekilde yapacağını söyledi. Kalkıp gitti fakat ahıra uğramadı. Arkadaşlarının yanına giderek sofinin söyledikleriyle alay edip güldü.  

   Sofi yatıp uyuyunca gece rüyasında hep eşeği gördü. Eşeği bazen kurt parçalıyor, bazen de yolda giderken bir kuyuya yahut da bir çukura düşüyordu.  

   Sofi sabaha kadar bu kötü rüyalarla uğraştı durdu. Fakat yapacak bir şey yoktu.  

   Sofinin eşeği çok kötü bir durumdaydı bu sırada. Zavallı eşeğin palanı dönmüş taş toprak içinde aç susuz yatıyordu.  

   Sabah olunca hizmetçi geldi, eşeğin palanını düzeltti, birkaç sopa indirdi, eşek can acısıyla sıçrayıp kalktı.  

   Sofi eşeğe binip kervana katıldı biraz sonra eşek takatsizlikle yüz yüze düşmeye başladı. Herkes eşeği hasta sandı.  

   - "Ey sofi!.. Hani sen dün bu eşek böyle iyidir şöyle iyidir diyordun, buna ne oldu da böyle oldu?" dediler.  

   Sofi durumu anlamıştı :  

   - "Sormayın dostlar, dedi. Geceleyin sabaha kadar "lahavle" yiyen eşeğin hali böyle olur. Geceleyin eşek "lahavle" tespihi çekerse gündüz de böyle secde eder." dedi.  

   * İnsanların çoğu insan yiyicidir. Onların selam vermelerine bakıp aldanma... 

   * Yabancı senin topraktan olan bedenindir, senin gama, eleme düşmen onun yüzündendir... 

   * Miski tene sürme gönüle sür, misk en yüce olan Rabbin adıdır...

 

 
< Önceki   Sonraki >

DİL-İ BİÇARE

ANLAT DİL-İ BİÇARE'DEN
SUN DA İÇSİN YAR ELİNDEN
YANİ HEP BİLİNEN
ŞEYLERDEN OLSUN
SEN SÖYLE DEDE'NİN "ZÜLFÜNDEDİR
BAHT-I SİYAHIM"

BESTESİNİ

MEVLANA'DAN

Hergün bir yerden göçmek
Ne iyi,

Hergün bir yere konmak
Ne güzel,

Bulanmadan, donmadan akmak
Ne hoş,

Dünle beraber gitti,
Cancağızım;
Ne kadar söz varsa düne ait,

Şimdi
Yeni şeyler söylemek lazım...