Skip to content

DİL-İ BİÇARE - DİLİN ÇARESİZLİĞİ WEB SAYFASI ÜZERİNDEN GÖNDERİLMİŞTİR..

Loading...

oynat_1

Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır

Hadis-i Şerif / Hz.Muhammed (S.A.V.)

oynat_2

Allah'ı anlatmaktan aciz olmak, onu anlamaktır.

Hz.Ebubekir

oynat_3

ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Hz.Mevlana

oynat_4

Kanat vardır doğanı padişaha götürür,kanat vardır kuzgunu leşe getirir

Hz.Mevlana

oynat_5

Affetmek, zaferin zekatıdır

Hadis-i Şerif / Hz.Muhammed (S.A.V.)

Yazı boyutunu artır  Yazı boyutunu küçült  Yazı boyutunu sıfırla 
Konumunuz:    ANASAYFA arrow EDEBİYAT arrow HİKAYELER arrow MESNEVİDEN HİKAYELER arrow Çalgıcının Hikayesi
Çalgıcının Hikayesi Yazdır E-Posta

   Hz. Ömer (r.a) döneminde bir çalgıcı vardı. Müthiş çenk çalardı. Yaşı ilerleyip ihtiyarlayınca sesinin güzelliği kayboldu, beli büküldü, itibardan düştü, bir parçacık ekmeğe muhtaç oldu.

   "Ya Rabbi, bunca zamandır sana isyan edip durdum, benden bir gün bile ihsanını kesmedin, bugün kazanç yok, çengi senin için çalacağım." dedi. Çengini alarak mezarlığa gitti, bir hayli çaldıktan sonra, çengi başının altına alarak yatıp uyudu. O sırada Hz. Ömer 'e (r.a) de bir uyku geldi uyudu. Rüyasında bir ses ona :

   - "Ey Ömer, kulumuzu ihtiyaçtan kurtar, mezarlıkta bir kulumuz var, beytülmaldan yedi yüz dinar alarak götürüp ona ver, ona : "Bunu al harca bitince yine buraya gel, de." dedi.

   Hz. Ömer bu sesin heybetinden sıçrayıp kalkarak doğruca mezarlığa gitti aradı taradı lakin ihtiyar çalgıcıdan başka kimse yoktu. İhtiyar çalgıcının has bir kul olabileceğine ihtimal vermeyerek, mezarlığı yeniden dolaştı fakat başka kimseye rastlamadı. Bunun üzerine kendi kendine :

   - "Bana mübarek ve makbul bir kul diye söylendi, nasıl olur da ihtiyar bir çalgıcı Allah'ın (c.c) has kullarından olur." diye düşündü. Yeniden mezarlığı baştan başa dolaştı fakat başka kimse yoktu. Gelip çalgıcının yanı başına oturdu.

   Çalgıcı uyanıp da Hz. Ömer'i (r.a) görünce şaşırdı. Bir an önce oradan uzaklaşmak isteyince Hz. Ömer (r.a) :

   - "Benden kaçma ben sana Allah'ın emriyle şu kadar para getirdim. Bunları harca bitince yine gel." dedi, ve parayı çalgıcıya verdi.

   Çalgıcı çok utandı bütün bir ömrünü boşa harcadığına, heba ettiğine pişman oldu. Çengini yere vurup parçaladı ağlayıp inleyerek Allah'a yalvardı. Şükretti...

 

 
< Önceki   Sonraki >

DİL-İ BİÇARE

ANLAT DİL-İ BİÇARE'DEN
SUN DA İÇSİN YAR ELİNDEN
YANİ HEP BİLİNEN
ŞEYLERDEN OLSUN
SEN SÖYLE DEDE'NİN "ZÜLFÜNDEDİR
BAHT-I SİYAHIM"

BESTESİNİ