Skip to content

DİL-İ BİÇARE - DİLİN ÇARESİZLİĞİ WEB SAYFASI ÜZERİNDEN GÖNDERİLMİŞTİR..

Loading...

oynat_1

Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır

Hadis-i Şerif / Hz.Muhammed (S.A.V.)

oynat_2

Allah'ı anlatmaktan aciz olmak, onu anlamaktır.

Hz.Ebubekir

oynat_3

ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Hz.Mevlana

oynat_4

Kanat vardır doğanı padişaha götürür,kanat vardır kuzgunu leşe getirir

Hz.Mevlana

oynat_5

Affetmek, zaferin zekatıdır

Hadis-i Şerif / Hz.Muhammed (S.A.V.)

Yazı boyutunu artır  Yazı boyutunu küçült  Yazı boyutunu sıfırla 
Konumunuz:    ANASAYFA arrow EDEBİYAT arrow HİKAYELER arrow KISSADAN HİSSELER arrow Zenbilli Ali Efendi ile Yavuz
Zenbilli Ali Efendi ile Yavuz Yazdır E-Posta

    Zenbilli Ali Efendi hakkında anlatılan bir hikaye vardır.

      Yavuz Sultan Selim, İran'la bütün ticarî münasebetlerini kesmiş ve bilhassa ipek ticaretini kat'î surette yasak etmişti. Bu yasağı unutan dörtyüz kadar tüccar ise, İran'la ticarî münasebet kurmuş ve ipek satışında bulunmuşlardı.

 

Yavuz Sultan Selim' Han, bunların idam edilmesini istiyordu. Zenbilli Ali Efendi ise, idamlarına fetva vermiyordu. Aynı zamanda bu tüccarlar, Zenbilli'yi kurtulmaları için Padişaha aracı kılmışlardı. Zenbilli Ali Efendi, bu mes'eleyi Padişahla konuşurken bir ara padişah:

      — Sen devlet işlerine karışma!., dedi.  

    Bu ağır konuşma üzerine Zenbilli Ali Efendi, padişahın huzurundan selamlamada bile bulunmadan çıkıp gidiyor.

      Daha sonra Zenbilli'nin haklı olduğuna kanaat getiren Yavuz, dörtyüz tüccarı affettiği gibi Şeyhu'l İslâm'dan özür diliyor ve gönlünü almak için ona Rumeli ve Anadolu Kazaskerliklerini teklif ediyor.  

    Fakat bu teklifi:

      — Allahla yeminim vardır, hiçbir siyasî vazife kabul etmeyeceğim, diyerek reddeden büyük ilim adamı, orada da İslâm dinine ne kadar bağlı olduğunu gösteriyor.  

    Bunun üzerine Yavuz, Zenbilli'ye beşyüz duka altın hediye ederek kusurunun bağışlanmasını istiyor.

  

 
< Önceki   Sonraki >

DİL-İ BİÇARE

ANLAT DİL-İ BİÇARE'DEN
SUN DA İÇSİN YAR ELİNDEN
YANİ HEP BİLİNEN
ŞEYLERDEN OLSUN
SEN SÖYLE DEDE'NİN "ZÜLFÜNDEDİR
BAHT-I SİYAHIM"

BESTESİNİ