Deprecated: Array and string offset access syntax with curly braces is deprecated in /home/dilibicare/domains/dil-ibicare.org/public_html/libraries/joomla/database/driver.php on line 1950

Deprecated: Array and string offset access syntax with curly braces is deprecated in /home/dilibicare/domains/dil-ibicare.org/public_html/libraries/joomla/database/driver.php on line 1950

Deprecated: Array and string offset access syntax with curly braces is deprecated in /home/dilibicare/domains/dil-ibicare.org/public_html/libraries/joomla/database/driver.php on line 1950

Deprecated: Array and string offset access syntax with curly braces is deprecated in /home/dilibicare/domains/dil-ibicare.org/public_html/libraries/joomla/database/driver.php on line 1950

Deprecated: Array and string offset access syntax with curly braces is deprecated in /home/dilibicare/domains/dil-ibicare.org/public_html/libraries/joomla/database/driver.php on line 1950

Deprecated: Array and string offset access syntax with curly braces is deprecated in /home/dilibicare/domains/dil-ibicare.org/public_html/libraries/joomla/database/driver.php on line 2026

Warning: ini_set(): A session is active. You cannot change the session module's ini settings at this time in /home/dilibicare/domains/dil-ibicare.org/public_html/libraries/joomla/session/handler/joomla.php on line 48

Warning: session_set_cookie_params(): Cannot change session cookie parameters when session is active in /home/dilibicare/domains/dil-ibicare.org/public_html/libraries/joomla/session/handler/joomla.php on line 151

Deprecated: Array and string offset access syntax with curly braces is deprecated in /home/dilibicare/domains/dil-ibicare.org/public_html/libraries/src/Filesystem/Path.php on line 148

Deprecated: Array and string offset access syntax with curly braces is deprecated in /home/dilibicare/domains/dil-ibicare.org/public_html/libraries/src/Filesystem/Path.php on line 151

Deprecated: Array and string offset access syntax with curly braces is deprecated in /home/dilibicare/domains/dil-ibicare.org/public_html/libraries/src/Filesystem/Path.php on line 154

Deprecated: Array and string offset access syntax with curly braces is deprecated in /home/dilibicare/domains/dil-ibicare.org/public_html/libraries/src/User/UserHelper.php on line 636
Bitkiler Sözlüğü - 2

Deprecated: Cannot use "parent" when current class scope has no parent in /home/dilibicare/domains/dil-ibicare.org/public_html/administrator/components/com_fields/helpers/fields.php on line 608

Bitkiler Sözlüğü - 2

( Gemeiner / Gamander / Germander / Kurtluca / Duvarsedefi / Teucrium chamaedrys / Yermeşesi )

Haziran-eylül ayları arasında pembe veya beyazımsı renkli çiçekler açan, 10-30 cm boyunda, çok senelik, otsu bir bitki. Kisamahmuz, yer meşesi ve yer palamudu gibi adlarla da tanınır. Orman altları ile kurak çayırlarda rastlanır. Gövdeleri yatık, gövdeden çıkan dallar ise dik, alt kısımları yuvarlak üst kısımları ise dört köseli ve tüylüdür. Çiçekler yaprakların tabanında gruplar teşkil ederler. Pembemsi renkteki çiçekler tüp seklindedir. Dalakotunun tüylü olanı "Teucrium polium" mayasıl otu olarak tanınmaktadır. Bitki, üzerini tamâmen kaplamış olan tüylerden dolayı beyaz-gri renktedir. Yaprakların kenarları bilhassa uca doğru dişli ve içe doğru kıvrıktır. Çiçekleri beyaz renkli olup oval durumlarda toplanmıştır. Anadolu'da çoğu yerde yaygındır. Aynı dalak otu gibi kullanılmaktadır.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz, Orta Anadolu ve Akdeniz bölgesi.

Damkoruğu:(Dach-Hauwurz / Orpin / brûlant / Joubarbe / Des toits / Wallpepper / creeping jack / Kulokotu / Saksıgüzeli / Sedum / Sempervium)

Etli yaprakları olan,  bir veya çok çiçekli bir bitkidir. Beyaz-sari-pembe renkli olan çiçekleri, Küreci veya salkım durumunda bulunurlar. Çoğunluğu kuzey yarımkürede bulunan 600 türü vardır. Türkiye'de 35 türü bulunur. Tek veya çok yıllık bitkilerdir. Yaprakları tabanda rozetler meydana getirirler.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Trakya ve Anadolu.

DEFNE Lorbeer / Laurier / Sweet bay laurel / Laurus nobilis )

6-18 m yüksekliginde, yuvarlak tepeli ve sık dallı bir ağaç veya ağaççıktır. Almaşık sapın iki yanında karşılıklı değil de aralıklı olarak bir sağda, bir solda bitmiş yapraklar seklinde dizilmiş, 7.5-10 cm uzunluğundaki yapraklar oval biçimli, donuk renkli derimsi ve sert kenarları da genellikle dalgalıdır. Bitkinin sarimsi veya yeşilimsi beyaz renkte küçük çiçekleri, olgunlaştığında rengi koyu mora dönen tek tohumlu, etli meyveleri vardır.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Bütün Akdeniz çevresi, özellikle nemli boğazlar. Vatani Anadolu'dur.

DEMİR HİNDİ Tamarindearinde / Tamarinier / Tamarind / Tamarin / Tamarindus indica / Pulpa tamarindorum cruda  

Hindistan ve tropikal bölgelerde yetişen, yayık dallı boyu 20-25 metreye ulasan sıcak iklim ağacıdır. Anayurdunun Habeşistan olduğu tahmin edilmekte ise de bugün bütün tropikal bölgelerde yetişmektedir. Çiçek açtığı zaman çok güzel bir görünümü olduğundan yetiştiği bölgelerde, yol kenarlarına park ve bahçelere dikilir. Çiçekleri sari veya kırmızı renkte olup, dalların ucunda salkım seklinde bulunurlar. Meyveleri 20 cm civarında, kahverengi, çok tohumlu olup, olgunlaşınca açılmazlar. Gövde kısmi tahta isleri ve oymacılıkta kullanılır.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Güney bölgelerde yetişir.

DENİZ kadayıfı: (Alarga esculenta / Carrageen

Esmer su yosunlarından bir çeşit deniz bitkisidir.

Kullanıldığı yerler: Solunum ve hazım sistemi nezlelerini giderir. Vücudu besleyici olarak kullanılır.

DENİZ ÜZÜMÜ Meerträrubchen / Ephédre / Sand Cherry / Sea Grape / Ephedra campylopoda)

Dünyanın kurak yerlerinde yetişen bir bitkidir. Yeşil ve çok dallı olan sürgünlerinde pul seklinde karşılıklı iki yaprak bulunur. Yapraklar terlemeyi azaltmak maksadıyla çok küçülmüş ve pul seklini almıştır. Bu sebeple dallar özümleme vazifesini üzerine almış ve yeşillenmiştir. Bu dallar düğüm ve düğümler arası kısımlara ayrılmışlardır. Ephedralar normal olarak iki evcikledir. Fakat bir evcikle hatta erdişi çiçekli olanlar da vardır. Ephedra cinsinin orta Asya'dan Akdeniz çevresi memleketlerine kadar olan bölgede, Orta Avrupa'da Kuzeybatı Amerika, Meksika ve G.Amerika Ana Dağlarında yetişen 40 kadar türü, memleketimizde yetişen üç türü vardır.

Ephedra campylopoda (Sarkık deniz üzümü): Akdeniz ikliminin bulunduğu kıyı bölgelerimizde, meşe ve ardıç türleri üzerinde sarılıcı olarak yetişir. Dalları 1-4 mm çapında, silindir seklinde, çıplak, boyuna hafif çizgilidir. Meyveleri ekim ayında olgunlaşan, ateş kırmızısı renkli, iki tohumlu, 8-10 mm çapında yalancı üzümsü bir meyvedir.

Ephedra majör (Dik deniz üzümü, dagburugu): İç Anadolu'da özellikle taslı ve çakıllı yamaçlarda yetişir. 0.3-2 m boyunda, çalı görünüşünde, odunlu bir bitki. Dallar sik, 1-1.5 mm çapında, koyu yeşil renkli ve çıplaktır. Yapraklar derimsi ve küçük, meyve kırmızı, nâdiren sari renkli, küre seklide ve üzümsüdür.

Ephedra distachya: Vatani Akdeniz çevresi memleketleridir. Memleketimizde Kars, Kayseri, Çanakkale çevresinde yetişmektedir.

Ephedra sinica: Çin'de 5000 yıldan beri tanınan ve halk tıbbında kullanılan önemli bir bitkidir. Bu bitki özellikle Güney Çin'de deniz kenarına yakın yerlerde yetişir. Bugün Kuzey-Bati Hindistan ve Bati Pakistan'da yetişmektedir. Bitki 60-90 cm yüksekliktedir.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Marmara, Ege, Akdeniz ve İç Anadolu.

DERE OTU (Dile / Aneth / Anet / Tereotu / Anethum / Anethum graveolens / Peucedanum graveolens)

Nisan-haziran ayları arasında, sarımtrak renkli çiçekler açan 30-70 cm boyunda, güzel kokulu, bir senelik otsu bir bitkidir. Dereotu, durakotu olarak da bilinir. Rutubetli, sulak ve gölgeli yerleri sever. Gövdesi dik, dallı, tüysüz, üstü çizgili ve içi bostur. Yapraklar ince ve dar parçalı, koyu yeşil renkli ve etlidir. Yaprak sapının alt kısmında gövdeyi saran geniş bir yaprakçık bulunur. Alt yaprakları saplı, üst yapraklar sapsızdır. Çiçekler bileşik semsiye durumunda toplanmışlardır.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Marmara, Ege, Akdeniz bölgelerinde bahçelerde yetiştirilir.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmi meyveleridir. Meyveler eylül sonunda toplanır ve gölgede kurutulur. Meyvelerinde sâbit ve uçucu yağ, pektin ve azotlu bileşikler vardır. Meyveler yatıştırıcı, mide ve bağırsak gazlarını önleyici olarak kullanılır. Hazımsızlık ve hıçkırığa da tesiri iyidir. Yaprakları da yemek ve salatalarda kullanılır.

DEVE DİKENİ(Circium arvense / Chardon / Yabani enginar)

Bileşikgillerden, tarlada yetişen 1 metre kadar boyunda bir bitkidir. İnce ve çengelli bir yapıya sahiptir. Yasken güzel koku verir. Kuruyunca kokusunu kaybeder. 

 

DOLAMA OTU (Pronychia serpilifolia)

Karanfilgiller familyasından, yeşil ve beyaz renkte küçük çiçekleri bulunan bir bitkidir. Yaprakları beyazımtırak yeşil renklidir. Köklerinden faydalanılır. 

 

DÜĞÜN ÇİÇEĞİ Hahnenfuss / Rénoncule / Buttercup ranunculus / Giritlalesi / Sekayiklalesi / Turnaayağı / Kurbağaotu / Sütlüce otu

Nisan-temmuz ayları arasında, ekseriya parlak sari, nâdiren beyaz renkli çiçekler açan bir veya çok senelik otsu bitkilerdir. Çiçekleri ekseriya tek baslarına 5 veya daha çok parçalıdırlar. Taç yaprakları genellikle parlak sari renktedir. Yapraklar elsi dilimli veya tam kenarlıdır. Memleketimizde 78 türü bulunmaktadır.

 

Yakıcı düğünçiçeği (R. acar), yumrulu düğünçiçeği (R. bulbosus), bâsurotu (R. icarca) bataklık düğünçiçeği (R. scelerotus).

Bâsurotu ortaçağdan beri bâsura karsı kullanılmaktadır. Saponin, glikozit ve yakıcı bir uçucu yağ taşır. Kavak merhemi ile birlikte hâricen basura karsı verilmektedir.

Bataklık düğünçiçeği ise zehirli olarak tanınmış bir türdür. Hâricen kızartıcı ve kan toplayıcı olarak kullanılır.

 

DULAVRAT OTU Daphne mezereum

Çiçekleri güzel kokulu olan bir ağaççıktır. Yüksek yerlerde yetişir. Meyveleri kırmızımtırak, yaprakları açık yeşildir. Kabukları kullanılır.

 

EBEGÜMECİ (Hubbaz / Malva silvestris / Feuille de mauve / Mallow) Çiçekleri şifalı olan, yaprakları da sebze olarak yenilen, kendi kendine yetişen bir ottur. 20-70 cm boyundadır. Yaprakları sarmaldır. Mayıs-Ağustos ayları arasında çiçek açar. Yaprak ve çiçeklerinde fazla miktarda "müsilaj" vardır. Yaprak ve çiçekleri taze iken kullanilir.

Kullanıldığı yerler: Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Mide ve barsaklarin düzenli çalışmasını sağlar, kabızlığı giderir. Ateşi düşürüp, vücuda rahatlık verir. Boğaz ve bademcik iltihablarini giderir. Lapası, çibanlarin olgunlaşmasını sağlar. Burun kanamasını durdurur. Diş eti hastalıklarını tedavi eder, mide ağrısını keser.

EĞİR OTU Ekinezya (Echinacea purpurea,cone flower,koni çiçeği, kirpiotu)

Temmuz-ekim aylarında açan, papatyaya benzer mor çiçekli ömürlü otsu bir bitkidir.1-1,5 metreye varan çiçek sapları sert ve tüylü yaprakların ortasından çıkar. Kahverengi, şişkin ve hafif dikenli tohum kafası yüzünden kirpiotu olarak da anılır.Toprak üstünde kalan kısmı kışın kurur, baharda takrar yeşerir.Anavatanı Kuzey Amerika'dır. Çok eski zamanlardan beri kızılderililer tarafından ilaç olarak kullanılmıştır. Günümüzde de dünya çapında yaygın olarak kullanılmaktadır.

Bitkinin bütün bölümlerinden farklı şekillerde yararlanılır.  Bitki çayı olarak,ekstre,yağ veya kurutulmuş köklerinden elde edilen tozu kullanılır.

ENGİNAR (Azakeyeri / Acarus calamus / Sweet sedge / Hazenbel) Yılanyastığı giller familyasından, akarsu kıyıları ve bataklıklarda yetişen 60-70 cm boyunda otsu bir bitkidir. Meyveleri yeşilimsi, çiçekleri, siyaha yakın erguvani renktedir. Tadı mayhoştur.

ENGİNAR (Artischocke /  Artichaut / Artichoke / Cynara scolymus / Cynara / Artichaut cynaria scolymus) Haziran-temmuz ayları arasında, mavi-mor renkli çiçekler açan, 50-150 cm boyunda çok senelik otsu bir bitkidir. Killi, kumlu ve rutubetli topraklarda yetiştirilir. Gövdeleri dik, kuvvetli, sert ve boyuna olukludur. Yaprakları sapsız, büyük, uzun-oval ve parçalıdır. Çiçekler üst yaprakların koltuğundan çıkan, uzun sapların ucunda büyük basçıklar halinde toplanmıştır. Çiçek tablası etlidir. Hepsi tüp seklinde olan çiçekleri ve bunların aralarında bulunan tüyleri taşır.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Marmara ve Ege bölgesinde bahçelerde yetiştirilir.

ENGİNAR (Erkeçsakalı/ Çayırmelikesi / Spirea / Flipendula ulmaria) Gülgillerden, Dalları sağlam, sert ve kırmızımtırak bir bitkidir. Çiçekleri kar taneleri gibidir ve dalların ucunda toplanmıştır. Yaz aylarında toplanıp kurutulur. Bu bitkinin her yeri kullanılmaktadır.

Eşekkulağı: (Karakafes / Mayasilotu / Aguga raptans / Symphytum/ Consoude) Sığırdiligillerden, çiçekleri beyaz veya menekşeye çalan renklerde, yaprakları neşter seklinde bir bitkidir. Mart-Temmuz ayları arasında toplanıp kurutulur.

ERGEÇSAKAL Ezan  çiçeği (Gece mumu, Evening primrose,Oenothera) Yaz boyunca iri sarı çiçekler açan,rozet şeklinde tüylü yapraklı otsu bir bitkidir. Doğadaki en zengin Linoleik asid kaynağıdır.

Cilt rahatsızlıklarında bitkiden elde edilen yağ haricen sürülür. Diğer şikayetlerde ise kapsül şeklinde alınır. Doğal bir ürün olarak (Evening Primrose) adı ile eczanelerde satılır.

Hamilelerde dikkatli kullanılmalıdır.

Fesleğen: (Basilienkraut / Basilic / Sweetbasil / Reyhanotu / Ocimum basilicum )

Haziran-eylül ayları arasında, pembemsi veya sarimsi-beyaz renkli çiçekler açan, 20-40 cm yüksekliginde, çok senelik, kuvvetli kokulu, otsu bir bitkidir. Reyhan otu olarak da bilinir. Vatani Iran ve Hindistan'dır. Gövdeleri dik, tüysüz veya hafifçe tüylü, çok dallı ve yapraklıdır.Yapraklar karşılıklı ve uzunca saplı olup, hös kokuludur. Çiçekler üst yaprakların koltuğunda ekseriya 6 çiçekli durumlar hâlinde toplanmıştır.Çanak ve taç yaprakları tüp seklinde ve 2 dudaklıdır.Meyveleri oval şekilli, küçük ve parlak siyah renklidir.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Yerli değildir. Süs bitkisi olarak yetiştirilir.

Filiskin: (Yarpuz / Mentha  pulegium)

Akdeniz bölgesinde yetişen, üzeri tüylü, 10-15 cm boyunda kuvvetli kokusu olan bir bitkidir. Yaprakları kısa saplı olup, oval seklindedir. Çiçekleri morumsu pembedir. Terkibinde uçucu yağ (Pul egon) vardır. 

Fındık: (Haselnuss / Noisetier / Hazel-tree / Corylus avellana / Cobnut / Noisetier)

Kuzey yarımkürenin ılıman bölgelerinde yetişen, çalımsı veya alçak boylu, tek evcikle, erkek ve dişi çiçek ayrı ağaçta, ayrı yerlerde olan bitkiler. Fındığın erkek çiçekleri tırtılsıdır. Dişi çiçekler ayrı ağaçta ve tomurcuk hâlinde küçüktür. Genel olarak çiçekler yapraklardan önce açarlar. Yaprakları yuvarlak, oval veya yürek biçiminde, tüylü, yaprak kenarları dişlidir. Dişi çiçeklerin çanak yapraklarından olgunlaşan fındıkların toplanması temmuz ve ağustos aylarındadır. Fındık ağacı türlere bağlı olarak çalı formunda olduğu gibi, 15-20 m.ye kadar da boylanır. Kültür çeşitlerinin çoğu 3-4 m boyundadırlar. Bununla beraber bazı memleketlerdeki tek gövdeli ağaç seklinde yetiştirilir. Fındıklar, meyvelerin iriliklerine ve şekillerine göre isimlendirilir.

Yurdumuzda yetiştirilen baslıca kültür çeşitleri; tombul fındık, sivri fındık, badem fındık, kan fındığı ve fosa fındığıdır

Türkiye'de yetiştiği yerler: Doğu Karadeniz bölgesi (Ordu, Trabzon, Giresun); Zonguldak, Bolu.

Fındık yağı: Böbrek ağrılarını giderir. Kum ve tas düşürülmesine yardımcı olur. Barsak solucanlarını düşürür. Mideleri rahatsız olanlar, damar sertliği olanlar veya yüksek tansiyondan şikayet edenler, çok az yemelidir.

Frenk maydanozu: (Caerefolium / Chervil / Carfeuil

Maydanozgillerden, itirli bir bitkidir. Birçok çeşidi vardır.

Kullanıldığı yerler: İdrar ve aybaşı kani söktürür. Basur memelerinin verdiği şikayetleri giderir. Suyuyla kirpiklere kompres yapılırsa, uzamalarını sağlar.

Frenküzümü: (Stachelbeere / Groseille / Currant / Ribes rubrum / Currant / Groseille)

Çogunlugu kisin yaprağını döken, bâzıları da her zaman yeşilliğini muhafaza eden bodur çalılardır. Kökleri saçak seklinde olup, fazla derine inmezler. Dalları zayıftır. Her sene dipten yeni sürgünler meydana getirir. Meyveleri küçük salkımlar hâlindedir. Salkımlar üzerinde tâneler yuvarlak ve çok parlak renklidir. Kabuk yari saydam olduğundan, tânenin içerisindeki çekirdek fark olunabilir. Meyveler mayhoş ve tatlıdır. Frenküzümü mahsûlünü dâima genç sürgünler üzerinde verir (budamada bu hususa dikkat etmelidir). Yaprakları el biçimindedir. Frenküzümü en iyi şekilde mutedil iklimlerde yetişir. Fazla rutûbetli ve fazla kuru toprakları sevmez. İlkbaharda erken uyandıkları için, dikimi sonbaharda yapmak iyi netice verir. Bahçe zirâatında frenküzümü, 1,20x1,40 m aralık ve mesâfeyle dikilmelidir. Budanmayan Frenk üzümleri iyi mahsul vermezler. Onun için yaslı dalları budanır. Genç sürgünleri yerlerinde bırakarak iyi bir aralama yapmak gerekir. Köklerden süren piçleri kesip atmalı, ortada olanlarından bir veya iki tânesini bırakmalıdır. Bırakılan bu sürgünler fidanı gençleştirir.

Baslıca dört çeşit tanınmış frenküzümü vardır:

1) Küçük kırmızı frenküzümü,

2) Büyük kırmızı frenküzümü,

3) Siyah frenküzümü,

4) Sari frenküzümü.

Bunlardan en makbulü büyük tâneli kırmızı frenküzümüdür. Bu üzüm çeşidi tesirlidir ve suyu çoktur. Şurup yapmaya elverişlidir. Frenküzümlerini iyice olgunlaştırdıktan sonra toplamalıdır.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Hemen bütün bölgelerde.

 

Funda: (Süpürgeotu / Erika /  Bruyére / Heath  Erica / Galluna vulgaris / Buruyere 

Fundagiller familyasından, alçak boylu, yaprak dökmeyen 500 kadar çalı türünün ortak adi. Türlerinin bâzıları süs bitkisi olarak kullanıldığı halde, bâzıları da orman altı zararlı florasındandır. Gök funda (Erıca cinerea) adli türü, evcil hayvanlar için altlık olarak kullanılır. 1-3 m boyunda, beyaz renkli güzel kokulu çiçekleri vardır. Erıca scoporia isimli özel bir tür olan funda, yeşilimsi çiçeklidir. 2-3 m boylu olup, süpürge yapımında kullanılır.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Trakya, Marmara ile Anadolu'nun hemen bütün sâhil bölgelerinde yetişir.

GELİNCİK (Klatschmon / Coquelicot / Corn poppy / Corn rose / Papaver rhaeas / Poppy / Coquelicot)

Mayıs-ağustos ayları arasında, kırmızı renkli çiçekler açan, 20-30 cm boyunda bir veya bazen çok senelik otsu ve beyaz sütlü bir bitki. Buğday tarlalarında, ekilmemiş yerlerde çok rastlanır. Gövdeleri dik ve tüylüdür. Çiçekler dalların uçlarında bulunur. Çanak yaprakları çiçek açma esnâsında dökülür. Çiçekleri de çabuk dökülür. Meyveleri sarimsi esmer renkli olup, deliklidir ve bu deliklerden tohumlar saçılır.

 Türkiye'de yetiştiği yerler: Hemen her yerde yetişmektedir.

Gözlükotu: (Göz otu / Euphraia rostkovina )

Kırlarda kendiliğinden yetişen bir çesit bitkidir. Çiçekleri, ufak, beyazımtırak mavi ve kırmızı benekli olup, yapraklarının ortasındadır. Çiçekleri yaz aylarinda toplanip kurutulur.

GREYFURT (Papmelmuse / Grapfefruit / Pamplemousse / Grapefruit, shaddock / Altıntop / Kızmemesi / Citrus grandis / Citrus decumana / Citrus aurantium)

Vatani Çin ve Hindistan olan, fakat bugün birçok çesit ve kültür formlarıyla bütün subtropikal memleketlerde yetiştirilen, yaprak dökmeyen, uçucu yağ taşıyan küçük ağaçlar. Yaprakları derimsidir.Çiçekler, beyazımsı renkli, meyveleri büyük, toparlak yassı, açık sari renkli, ince kabuklu, bol usârelidir.Meyvelerinin çekirdekli ve çekirdeksiz cinsleri bulunur. Meyve dilimlerinin kabukları soyulunca acılık kalmaz, rahatlıkla yenebilir.Kızmemesi veya altıntop gibi isimlerle de tanınır.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Güney, Güneybatı, Kuzeydoğu Anadolu'da yetiştirilir.

 

GÜL(Rosa / Damaszener Rose / Hundsrose / Rose / Damask rose / Dorgrose herbrose / Rosaceae / Rosier)

Mayıs-haziran ayları arasında, pembe, beyazımsı, sari, kırmızı renkli çiçekler açan, güzel kokulu çok senelik, çalımsı ve dikenli bir bitki.

Isparta gülü (Rosa damascena): Çok eski bir kültür bitkisi olduğu için menşei belli değildir. Halen Isparta çevresinde bol miktarda yetiştirilmektedir.Isparta veya yağ gülü, Isparta çevresinde, 1,5-2 m aralıkla sıralar hâlinde ekilmektedir. Üretilmesi çelikle yapilir. Çelikler de kasım ve aralık aylarinda ekilir. Ürün ikinci yıldan îtibâren alınmaya baslar. Üçüncü ve dördüncü yaslarda verim en fazladır. Daha sonra bu yaslı güller kesilerek gençleştirme yoluna gidilir. Gül bahçelerinden gençleştirme sûretiyle 15-20 sene faydalanılabilir.

Yabânî gül (Rosa canina): Memleketimizde oldukça yaygın bir gül çeşididir. 2-3 m yüksekliginde, pembe veya beyaz çiçekli bir ağaççıktır. Meyveleri parlak kırmızı renktedir. Bu gülün olgun meyvelerini saran, başlangıçta gizi dar bir bardak seklinde olan çiçek ekseni, çiçek tablası olgunlaşınca etlenip, kırmızı bir renk alır. Bu meyvelere "kuşburnu" adi verilir. Bileşiminde tanen, pektin, vitamin C, sekerler ve organik asitler vardır. Kabız edici, idrar söktürücü olarak, böbrek ve safra taslarına karsı, C vitamini yönünden zengin olduğu için de bâzı bölgelerde marmelât yapiminda kullanilir.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Anadolu ve Trakya.

Kullanılan kısımları: Gülün kullanılan kısımları çiçeği, çiçeklerinden elde edilen gülyağı ve gülsuyudur. Çiçekler sabahın erken saatlerinden güneş dogmadan toplanip gölgede kurutulur. Su buharı ile distilasyona tâbi tutulur. Elde edilen kısmin üst tarafında gül yağı toplanır. Alttaki sulu kişim ise gül suyunu teşkil eder. Genellikle 3000-3500 kg çiçekten, 1 kg gülyağı, 500 kg gül suyu elde edilmektedir.

GÜLHATMİ (Althaea rosa / Hubbaze

Ebegümecigillerden, yaprakları geniş ve yuvarlak, çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan bir süs bitkisidir.

GÜNLÜK(Buhur / Boswellia / Styrax / Frankincense / Encens /)

Tropik bölgelerde yetisen "Sığala (Amber) Ağacı"ndan elde edilen yağdır. Sığala yağının mart ayından itibaren sekiz ay süre ile üretimi yapılmaktadır. Bu yağ ağacın salgı hücrelerinde meydana gelir. Salgı hücreleri bitkide tabii olarak fakat az miktarda bulunmaktadır. Ağaçlarda yaralama sonucu balsam meydana gelir ve bu yaralama sırasında salgı hücrelerinin sayısı da artar. Yaralama kepçe gibi bıçaklarla yapılmaktadır. Yara yeri 15-20 günde bir derinleştirilmektedir. 3-4 yaralamadan sonra balsam teşekkül eder. Ağacın kabuk kısmi, odun kısmına kadar sıyrılmak suretiyle balsam toplanır. Bir kazanda yarım ile bir saat kaynatılır. Böylece kabuklardan ayrılan balsam, dibe çöker, kabuklar suyun üzerinde kalır. Bu kabuklar yabalarla alınarak bir preste sıkılır ve akan balsam ile su havuzlarda toplanır. Bir süre dinlendirilince, balsamın bir kısmı dipte, bir kısmı suyun üstünde olmak üzere toplanarak sudan ayrılır. Kazanın dibinde kalan balsam ile havuzlarda biriken balsam birleştirilir.  Kalan yongalar kurutulduktan sonra "buhur" veya "günlük" adi altında satılmaktadır.

Güvercin kökü: (Jatrorrhiza palmata / Racine de colombo)

"Jatrorrhiza palmata" Adlı bitkinin köküdür. Terkibinde "kolombin" ve "Barberin" denilen maddeler vardır. Tadı acıdır.

GÜVEY FENERİ (Gelinfeneri / Fenerçiçegi / Gelinotu / Askelmasi / Kıs kirazı / Physalis alkakengi / Winter cherry / Lanterne)

Patlıcangillerden, kireçli topraklarda yetişen bir çesit bitkidir. Çiçekleri pembe-beyaz renklerdedir. Yemişleri kiraz ye da küçük domateslere benzer. C vitamini içerir. Lezzeti acımtıraktır. Meyveleri Eylül-Ekim aylarında toplanıp kurutulur.

GÜZEL AVRAT OTU(Belladon / Atropa belladonna / Deadly nightshade)

 Patlıcangillerden, kireçli topraklarda yetisen 180 cm kadar boyunda birkaç sene yasayan nahoş kokulu bir bitkidir. Meyveleri kiraz gibi yuvarlak ve siyah renktedir. Çiçekleri boru seklinde, koyu kırmızımsı veya sarımtıraktır. Terkibinde bir çesit zehir olan "Atropin" vardır. Sadece tıbbi maksatla kullanilir. Bir hekim tavsiyesi olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır.

HARDAL Kullanıldığı yerler: Siyah hardal tohumundan tıpta, bronşit ve zatürreeden kaynaklanan şikayetleri gidermek için haricen kullanılan ilaçlar yapilir. Sofra hardalı ise hazmı kolaylaştırıp, kabız olmayı önler.

 

HAŞHAŞ (Schlafmohn / Poppy / Papaver / Papaveraceae / Papaver somniferum glabrum / Oplum poppy)

Yüzyıllardan beri ekilmekte olan bir kültür bitkisidir. Haşhaş ziraatının ilk defa nerede başlamış olduğu kesin olarak belli değildir. Bâzı yazarlara göre Akdeniz havzası, Anadolu ve Mezopotamya'dır. Türklerin eski anayurtları olan Orta Asya'da haşhaş ziraatını yapmakta oldukları ve göçler ile bu kültürü etrafa yaydıkları düşünülmektedir. Etiler zamanında Anadolu'da haşhaş ekimi yapıldığı arkeolojik kazılarla ortaya çıkmıştır. Anadolu birçok coğrafik ve ekolojik haşhaş gruplarının toplandığı bir yerdir. Bu sebeple Anadolu'da çok çeşitli haşhaş gruplarına rastlanır. Memleketimizde yetiştirilen haşhaş iki alt türe ayrılmaktadır:

1) Papa ver somniferum alt tür anatolicum (Körhaşhaş): Bitki 50-120 cm boyunda, az veya orta dallı, kapsülleri büyük (5 cm çaplı), kalın kabuklu, konik, yuvarlak, olgunlaşınca delikleri açılmayan türdür.

Bu alt türün de beyaz ve mor çiçekli olan varyeteleri (çeşit) vardır.

Varyete albescens (Akhaşhaş): Çiçekler saf beyaz, tohumlar beyaz veya devetüyü renklidir. Ekilmekte olan haşhaşların % 60-70'ini bu varyete teşkil etmektedir. Bilhassa sofa bölgede (Amasya, Tokat, Çorum, Malatya) ekilmektedir.

Varyete violascens (Karahaşhaş, Gökhaşhaş): Çiçekler açık veya koyu mor, tohumlar gri veya kahverengidir. Yukarıdaki varyeteye göre daha az ve genellikle onunla birlikte ekilmektedir.

2) Papaver somniferum alttür spontaneum (Açıkhaşhaş):

Bitki 60-100 cm boyunda, kapsülleri küçük (2,5 cm çaplı), çok ve nadiren orta dallı, ince kabuklu olup olgunlaşınca kapsül meyvede delikler açılır. Bu alt türün de varyeteleri vardır. Ekimi körhashas alt türünün varyetelerine göre az olmakla beraber Bilecik, Kütahya, Uşak, Afyon, Burdur, Isparta, Denizli ve haşhaş zirâatı yapılan hemen her mıntıkada bulunur. Varyete violaceum'un çiçekleri açık mordan koyu mora kadar değişen renkli, dip kısımları koyu mor renklidir. Tohumlar mavimsi-gri veya kahverengidir. Anadolu'da açık haşhaşın en çok rastlanan varyetesidir.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Anadolu.

HATMİ Apothekerstockmalve / Guimauwe /  Marshmallow / Althaea officinalis)

Temmuz-ağustos aylarında, pembemsi-beyaz renkli çiçekler açan, 50-150 cm yüksekliginde, çok senelik, otsu ve tıbbî bir bitkidir. Sulak çayırlar ve dere kenarlarında bulunur. Gövdeleri dik ve tüylüdür. Yaprakları saplı ve çok tüylüdür. Çiçekler, dalların ucundaki yaprakların koltuğunda tek veya gruplar hâlinde bulunur.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Akdeniz bölgesi.

Ayni şekilde kullanılan diğer türler şunlardır:

Gül hatmi (Althaea rosea): 1-2 m yüksekliginde, beyaz, sari-kırmızı ve siyahimsi- kırmızı renkli çok senelik bir bitkidir. Meyvelerinin üzeri tüylüdür. Süs bitkisi olarak yetiştirilir. Diğer hatmi gibi kullanilir.

Killi hatmi (Althaeae hirsuta): 10-40 cm yüksekliginde, dik ve tüylü, eflatun renginde çiçekleri olan bir bitkidir. Tıbbî hatmi gibi kullanilir.

HAVLICAN (Galgant / Alpinia / Galingale / Alpinia officinarum

Bir çenekliler sınıfının Zencefilgiller familyasından güzel çiçekli, itirli, çok yıllık, otsu bitkidir. Diğer ismi galangal veya Çin zencefilidir. Toprak üstü sapları çok fazla dallanmış rizomlardan (kök saplarından) çıkar, ilâve sapları da olabilir. Bir metreden fazla yüksekliği vardır. Kırmızı çizgili, çiçekleri beyaz yaprakları bulunur. Havlıcan çok cazip çiçeklerinin ve kokusunun güzelliği sebebiyle aranan bir bitkidir.

HAVUÇ (Mohrrübe / Carotte / Carrot / Daucus corota )

Kökleri sebze olarak yenen iki yıllık bir kültür bitkisidir. Havucun vatani Orta Avrupa'dır. Yabânî olarak Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya'da rastlanır. Memleketimizde de rastlanmaktaysa da kültür havucu özelliğinde değildir. Bitki 1-1,5 m kadar boylarında, az dallı, parçalı yapraklıdır. Çiçekleri yazın açan küçük, beyazımsı renkli semsiye durumunda toplanmışlardır. Elverişli topraklarda ana kök bir metre kadar derine inebilmektedir. Havucun kazık seklindeki etli kökleri kültür sâyesinde meydana gelmiştir. Havucun açık sari-turuncu renkteki diş kısmi kabuk kısmidir. Kök meyveleri farklı türleri sebebiyle çeşitli sekil ve büyüklüktedir. Koyu sarimsi-turuncu renkte olan iç kısmi odun dokusuna tekâbül etmekle birlikte genellikle parankimatik hücrelerden yapılmıştır.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Doğu Anadolu hâriç bütün Anadolu.

HAYIT (Ayıt / Vitex agnus-castus / Agnus castus / Petit poivre)

Mineçiçeğigiller familyasından, Bati ve Güney Anadolu'da yaşayan bir ağaççıktır. Temmuz aylarında mor renkli çiçekleri açar. Dalları ve yapraklarında, uçucu ve sabit yağ, tanen, sineol, sekerler, kristalize maddeler ve glikozit vardır.

HELVACI KABAĞI (Kestanekabağı / Cucubirta maxima / Winter squesh / Potiron)

Gövdeleri silindir biçiminde, yaprakları böbrek seklinde ve tüylüdür. Meyveleri basık küremsi, saplı, ince kabukludur. Pişirildiğinde kabukları yumuşar ve zar gibi soyulur. Kırmızı etli kısmında sekerli ve nişastalı maddeler vardır. Yemeği ve tatlısı yapilir.

HİNDİSTAN CEVİZİ Hıyarşembe: (Hind hıyarı / Hiyarşember / Casse / Cassia fistula)

Baklagillerden, "Leguminoseae" denilen bir ağacın meyveleridir. Doğu Hine, antim ve Brezilya'da yetişir. Meyvesi silindirik ve siyahtır. Terkibinde, seker, pektin, zamk, tanen ve esans vardır. 

HODAN(Borretsch / Gurkenkraut / Bourrache / Borrego officinalis / Borage

Mayıs-eylül ayları arasında mavi renkte çiçek açan, sert tüylü, 15-60 cm yüksekliginde, bir yıllık otsu bir bitkidir. Sığırdili olarak da bilinir. Daha çok rutubetli yerleri sever. Yaprakları buruşuk, sert tüylü, oval şekilli, alttakiler saplı, üstekiler sapsızdır. Çiçekler uzun saplıdır.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Marmara, Kuzey ve Bati Anadolu.

HÜNNAP (Jujube / Jujubier / Jujube / Çigde / Zizyphus juiba / Zizyphus vulgaris / Chinese date / Jujuba)

Nisan-mayıs ayları arasında, sarı renkli çiçekler açan, hoş kokulu, 4-5 m yüksekliginde dikenli bir ağacın, kırmızı kabuklu, sert çekirdekli, iri zeytin biçiminde ve büyüklüğünde bir yemişidir. En diş çeperi derimsi ve ince, pulpası (yumuşak kişim) sari renkli ve tatlı lezzetlidir Ünnap da denilir. Bahçelerde yetiştirildiği gibi yabânî olarak da bulunur. Asil vatani Suriye'dir. Ağacının gövdeleri silindir biçiminde, esmer kabuklu, çok dallıdır.Yapraklar karşılıklı 2 sıra hâlinde, kısa saplı, diken seklinde 2 küçük yaprakçıklıdır.Çiçekler 3-6 tânesi bir arada ve oldukça küçüktür.Çanak yaprakları 5 parçalı ve yeşil renklidir. Taç yaprakları sari renkli, kıvrık olup 5 parçalıdır.

Türkiye'de yetiştiği yerler:Yerli değildir. Marmara, Bati ve Güney Anadolu'da yetiştirilir.

HURMA (Dattelpalme /   Dattier / Date palm / Phoneix dactyfera / Datte)

İnsanoğlunun yetiştirdiği en eski bitki çeşitlerinden biridir. Basil'in en eski yerlileri Sümerler hurmayı en azından 5000 sene önce ilk defâ yetiştirmişlerdir. Kuzey Afrika ve Orta Doğu bölgelerinin ekonomisinde çok eskiden beri büyük bir rol oynar. Amerika'ya İspanyollar tarafından 19. yüzyılın baslarında getirilmiş ve Meksika civârında yetiştirilmiştir. İlk defâ Basra Körfezinde yetiştirildiği tahmin edilen hurma bitkisi yaklaşık 18-24 m boyundadır. Yapraklarının bir kısmi yere doğru sarkar ve bir kısmi da yukarı doğrudur. Yapraklarının uzunlukları 6 m civârındadır. Gövdeleri diktir. Tabanından birçok sürgün verir. Yelpâze olan yapraklarının büyükleri tepede toplanmıştır. Çiçekleri ekseriyâ tek cinslidir. Başak tipindeki çiçekleri "spata" adi verilen büyük yapraklarla çevrelenmiştir. Gövdesinde yapraklar genellikle toplu olarak bulunur. Küçük sari çiçekleri toplu hâlde açarlar. Farklı cinsiyetli çiçekler ayrı ağaçlarda yetişir. Dişi çiçekler zamanla tek tohumlu meyvelere dönüşürler. Meyveleri sarimsi kahve renkli, diş kabuk sarimsidir. Orta kişim etli ve seker bakımından zengindir. Tohum silindirik, sert ve bir yüzü boyunca derin olukludur.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Memleketimizde Phoenix dectylifera türü örnekleri azdır. Buna karşılık Phoenix canariensis daha çok yetiştirilmektedir. Gövde tabanında sürgünler vermesi ve tohumların daha kısa ve şişkin olusu ile ayırt edilir. Bati ve Güney Anadolu ve Akdeniz bölgesinde yetiştirilmektedir. Memleketimizde yetişenlerin hurma meyvelerinin gıdâ bakımından önemi yoktur, daha çok gölge verici olarak kullanilir.

HÜSNÜ YUSUF(Guguçiçegi / Dianthus barbatus / Iychinide / Bunch pink / Yalınkat karanfil

Karanfilgiller familyasından bir çeşit süs bitkisidir.

DİL-İ BİÇARE

ANLAT DİL-İ BİÇARE'DEN, 
SUN DA İÇSİN YAR ELİNDEN
YANİ HEP BİLİNEN,
ŞEYLERDEN OLSUN
SEN SÖYLE DEDE'NİN
"ZÜLFÜNDEDİR BAHT-I SİYAHIM" BESTESİNİ

MEVLANA'DAN

Hergün bir yerden göçmek, ne iyi,
Hergün bir yere konmak, ne güzel,
Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş,
Dünle beraber gitti. Cancağızım;
Ne kadar söz varsa düne ait,
Şimdi Yeni şeyler söylemek lazım...

NOKTA-I ESRAR

Kur’an’a İncil’e Zebur’a Tevrat’a
İman eden etmiş vahdet-i zata
Biri nefye memur biri ispata
“Lâ, illâ” da, “illâ, lâ” da olamaz
Seyrani