Dedi kodu 1

Bir kadın, komşularından birisi hakkında bir dedikoduyu yayıp duruyordu.

Birkaç gün içinde bütün köy dedikoduyu duydu.

Dedikodunun kurbanı, derinden yaralandı ve incindi.

Dedikoducu kadın daha sonra yaptığından pişman oldu ve çok üzüldü.

Hatasını nasıl tamir edebileceğini sormak için bilgeye gitti.

"- Pazara git."dedi bilge.

"- Bir tavuk al ve onu kestir ve eve dönerken tüylerini yol ve yol boyunca yere at."

Nasihatın garipliğine şaşırsa da, denileni yaptı kadın.

Ertesi gün bilge bu defa şu tavsiyede bulundu:

"- Şimdi git ve dün attığın bütün o tüyleri topla ve bana getir."

Kadın aynı yolu izledi, ama umutsuzluk ve korku içinde gördü ki, rüzgar bütün tüyleri uçurup götürmüştü.

Saatler süren arayışın sonunda elinde sadece birkaç tüyle dönebildi.

"- Görüyorsun."dedi yaşlı bilge.

"- Onları yere atmak mümkün, ama geri toplamak imkansız.

Dedikodu da öyle...

Dedikodu yapmak ne kadar kolaysa, dedikoduyla işlediğin hatayı telafi etmen de o kadar zordur."

DİL-İ BİÇARE

ANLAT DİL-İ BİÇARE'DEN, 
SUN DA İÇSİN YAR ELİNDEN
YANİ HEP BİLİNEN,
ŞEYLERDEN OLSUN
SEN SÖYLE DEDE'NİN
"ZÜLFÜNDEDİR BAHT-I SİYAHIM" BESTESİNİ

MEVLANA'DAN

Hergün bir yerden göçmek, ne iyi,
Hergün bir yere konmak, ne güzel,
Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş,
Dünle beraber gitti. Cancağızım;
Ne kadar söz varsa düne ait,
Şimdi Yeni şeyler söylemek lazım...

NOKTA-I ESRAR

Kur’an’a İncil’e Zebur’a Tevrat’a
İman eden etmiş vahdet-i zata
Biri nefye memur biri ispata
“Lâ, illâ” da, “illâ, lâ” da olamaz
Seyrani