Skip to content

DİL-İ BİÇARE - DİLİN ÇARESİZLİĞİ WEB SAYFASI ÜZERİNDEN GÖNDERİLMİŞTİR..

Loading...

oynat_1

Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır

Hadis-i Şerif / Hz.Muhammed (S.A.V.)

oynat_2

Allah'ı anlatmaktan aciz olmak, onu anlamaktır.

Hz.Ebubekir

oynat_3

ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Hz.Mevlana

oynat_4

Kanat vardır doğanı padişaha götürür,kanat vardır kuzgunu leşe getirir

Hz.Mevlana

oynat_5

Affetmek, zaferin zekatıdır

Hadis-i Şerif / Hz.Muhammed (S.A.V.)

Yazı boyutunu artır  Yazı boyutunu küçült  Yazı boyutunu sıfırla 
Mani Hakkında Yazdır E-Posta

Mani Nedir ve mani çeşitleri

 

Edebiyat Dilinde Mani:

Başta aşk olmak üzere hemen her konuda yazılabilen bir halk edebiyatı nazım türüdür. Çoğunlukla 7 heceli dört dizelik bir bendden meydana gelir.Dizeleri 4-5-8-10-14 heceli kalıplarla söylenmiş maniler de vardır. Birinci, ikinci dördüncü dizeler birbirleriyle kafiyeli, üçüncü dize serbesttir. Yani kafiye dizilişi aaxa'dır. aaaxa düzeninde maniler de var. İlk iki dize hazırlık dizeleridir. Son iki dize ile anlam bağlantısı yoktur. Asıl anlatılmak istenen son iki dizede verilir. Bir çok mani çeşidi vardır. En çok kullanılanlar düz ya da tam mani, kesik mani, cinaslı mani, yedekli mani, artık mani'dir.

  

Düz Mani: Yedişer heceli dört dizeden oluşur. Kafiyeleri çokluk cinassızdır.

  

Kesik mani: Birinci dizesi 7 heceden az, anlamlı ya da anlamsız bir sözcük grubu olan maniler. Bu kesik dize sadece kafiyeyi hazırlar. Eğer meydan ve kahvehanelerde söylenen ve ilk dizeleri "aman aman" ünlemi ile doldurulan manilerse bunlara İstanbul manileri denir.

  

Cinaslı mani: Kesik manilerde eğer kafiye cinaslı ise bunlara cinaslı mani denir.

  

Yedekli mani: Düz maninin sonuna aynı kafiyede iki dize daha eklenerek söylenen maniler. Cinaslı kafiye kullanılmaz, birinci dizeleri anlamlıdır. Yedekli maniye artık mani de denir.

  

Deyiş: İki kişinin karşılıklı söylediği manilerdir. Soru yanıt şeklinde düzenlenir. Bir başka kişinin ağzındanmış gibi aktarıldığı şekilleri de vardır.

 

Bostanlarda fasulye

Anam gitti gezmeye

Ben anamdan örendim

İnce boncuk çizmeye

 

Koyunum var karaman

Gaybolursa araman

Ben bir reçber kızıyım

Şehirliye yaraman

 

Dere boyu gidelim

Koyun kuzu güdelim

Sennen beni görmüşler

İnkâr bayrım edelim

 

Ak koyun kuzusuna

Gün tutmuş postusuna

Ne desen de ağlasam

Arnımın yazısına

 

Tren gelir öterek

Kömürünü dökerek

Ben anamdan ayrıldım

Gözüm yaşım dökerek

 

Tut yedim duttu beni

Yârim unuttu beni

Yarı yola varmadan

Hıçkırık tuttu beni

 

Ak tavuk aldın mı?

Kümese koymadın mı?

Kör olası gaynana

Sen gelin olmadın mı?

 

Kapelesi ketenden

Yârim indi trenden

Boynuna sarılayım

Gülünü incelmeden

 

Kayalar yarılmasın

Yar bana darılmasın

Yar bana darılıp da

Ellere sarılması

 

Çaya inesim geldi

Şeker yiyesim geldi

Ala gözlü ablamı

Gene göresim geldi

 

Su içtim kana kana,

Sular akar yana yana,

Yüzün bir gün görmedim,

Bilmem gidem ne yana.

 

Merdiven indirdiler,

Atlara bindirdiler,

Kızım seni kahır eline gönderdiler,

Ağlar silinir silinir ağlar.

 

Gelin geldi evimize,

Şenlik kurdu köyümüze,

Hoş geldin allı gelin,

Sefa geldin pullu gelin.

 

Baban carsıya vardı mı?

Alını yeşilini aldı mı?

Suda kızıma dedi mi?

Haydı kızım kutlu olsun.

 

Haydı kızım kınan kutlu olsun,

Burada dilin tatlı olsun.

Çağırın gelin kızın anasını

Kızı gelin oldu görsün.

 

Allah muradını verdi bugün,

Anasını kızsız koyan

Evlerini ıssız koyan,

Testisini susuz koyan.

 Kahve doktum kuruna,

El vurmayın durula,

Yârime yar diyeni,

Sol göğsünden vurula.

 

Bayburta giden yollar

Uzadıkça uzarlar,

Geçme bizim kapıdan

Eller bana kızarlar.

  

Maşrapanın kalayı,

Kızlar çeker halayı,

Allah için söyleyin,

Var mı askın kolayı.

 

Suya bulgur ezerim,

Hem ezer hem süzerim,

Ben yarımın derdinden

Deli olmuş gezerim.

 

Hey hızara hızara

Dalda elma gızara

Beni sana vermizler

Başka yerden giz ara

 

Gayadan öküz bakar

Öküzün arnı sakar

Delikanlı dururken

Sakallıya kim bakar

 

Mendil aldım onbeşe

Onu serdim güneşe

Gitti yârim gelmedi

Beni aldı telaşe

 

Dağdan kestim kereste

Kuş besledim kafeste

Yârin hasta dediler

Yetiştim son nefeste

 

Karşıda ala inek

Tüyleri benek benek

Hiç boğazımdan geçmiyor

Yarsız yediğim yemek

 

Kuş kafese girmiyor

Buna aklım ermiyor

Hiç boşuna ah çekme

Annem beni vermiyor

 

Evleri sarı boya

Gel yarim doya doya

İç vereme tutuldum

Gamıma koya koya

 

Armut dalda bir iki

Saydım baktım on iki

On ikinin içinde

Gök yazmalı benimki

 

İnce yazma düreyim

Aç koynunu gireyim

Uyan uyan sar beni

Yar olduğunu bileyim

 

Tavanlarda tencere

El vurmadım incire

Gavur babam duymasın

Çeker beni zencire

 

Çaya indim taş buldum

Yüzüğüme kaş buldum

Neredeydin la sürgün

Yanıma yoldaş buldum

 

Arabası kirenden

Mendil sallar trenden

Abenim nazlı yarim

Nasıl ayrıldın benden

 

Kara tren ak tren

Askerleri say tren

Benim yarım kırkbeşti

Postasıyla say tren

 

İki çeşme yanyana

Su içsem kana kana

Bana ediresini ver

Mektup yazayım sana

 

Sergenlerde çekirdek

Bostanlarda bitecek

Ben isterim babamdan

Dört davul sekiz köçek

 

Evleri var üst başta

Kundum dalda taşta

Sen orada ben burda

Akıl kalmadı başta

 

Harmanı yuvarladım

Samanı çuvalladım

Gara gözlü ey abim

Allaha ısmarladım

 

Keteni bez edeyim

Hangi yol gözeteyim

Kara gözlü yarimi

Kimlere benzeteyim

 

Mendil serdim bir taşa

Neler geldi bu başa

Öptüm bir kız yanağı

Dedi bana çok yaşa

 

İp attım ucu kaldı

Ocakta saçı kaldı

Ben büyüttüm el aldı

Yürekte açı kaldı

 

Eğer gelinim iyi olursan

Bizde seni överiz

Kotu olursan gelinim

Hepimizde döveriz.

 

Karatavuk olmadın mı?

Dallara konmadın mı?

Şebek yüzlü kaynanam,

Sen gelın olmadın mı?

 

Karşıdaki gök ekin,

Aldırdım elimdekin,

Her soran benzim sorar,

Sormazlar kalbimdekin.

 

Ekim ektim düzlere,

Diken oldum gözlere,

İşte ben gider oldum,

Ayaş kalsın sizlere.

 

Yıldırım vurdu bizi,

Dal gibi kırdı bizi,

Araya girdi düşman,

Dağlar ayırdı bizi

 

Arabamın tekeri

Hem ileri hem geri

Benim de bir yârim var

Oruçların şoförü

 

Avlu dibi örümcek

Aklım gitti görüncek

Ben aklımı yemedim

Köylülere gidecek

 

Ayağında mesi var

Odasında sesi var

Bekâr oğlan değil mi?

Kızlarda hevesi var

 Ayakkabı aldırdım

Bir sele topukları

Beni baştan çıkaran

Taşköprü kopukları

 

Ayakkabı giyerim

Üstü beyaz olursa

Kaynanamı severim

Oğlu güzel olursa

 

Garşıdan gelen atlı

Ne gayratlı gayratli

Ben istedim vermedi

Niman malın gıymatlı

 

Kara kabak bağ atar

Altında yılan yatar

Ben bilmem mi a yârim

Goynunda neler yatar

 

Deniz coştu göl oldu

Yârim sana ne oldu

Benim sana yandığım

Memlekette şan oldu

 

Ev ötene ev yaptım

Çıktım üstüne baktım

Yârim gelecek diye

Çivte lambalar yaktım

 

Irmak gumsuz galır mı?

Dibi susuz galır mı?

Senin gibi güzelin

Goynu yarsız galır mı?

 

Karşıdan ünlüyorlar

Badılcan belliyorlar

Bu köy nasıl köyümüş

Varmadan övüyorlar

 

Mısır ektim azmasın

Gelen geçen kazmasın

Yar üstüne yar seven

Gençliğine doymasın

 

Titretin ışıkları

Çalıver kaşıkları

Yürü tirenim yürü

Kavuştur âşıkları

 

Elinde demir orak

Mektup göndersem ırak

Cebinde tarağın

Bana yadigar bırak

 

Elma attım nar geldi

Dar sokaktan yar geldi

Eğil biyol öpeyim

Al yanaktan kan geldi

 

Gökde yıldız niniynen

Köçek oynar ziliynen

Ayağına taş batmış

Siliyor mendiliylen

 

Dam kapısı açıldı

İnce boncuk saçıldı

Yar kapıdan girince

Gözüm gönlüm açıldı

 

Dağda tavşan oynuyor

Yelesini yağlıyor

Ötmüş yârim dizime

Garip garip aylıyor

 

Irmak coştu kül oldu

Yârim sana ne oldu

Olan oldu a gülüm

Madenkeş sebep oldu

 

Tütün içtim lüleden

Benim yârim Günye'den

Biricik biricik baş olmaz

Hoş geldiniz cümleden

 

Damda kırat harlıyor

Kapılan parlıyor

Aşmış yengem geliyor

Beyaz mendil sallıyor

 

Kayalar yarılmasın

Yar bana darılmasın

Yar bana darılıp da

Ellere sarılmasın

 

At üstünde cenderme

Dut kolundan goyverme

Giz ben seni atacın

Kimselere deyverme

 

Sarı kâğıt yazarım

Sandık sandık basarım

Yârimi vermezlerse

Ben kendimi asarım

 

Kar yağıyor yağıyor

Abamı giyeceğim

İhtiyara varıp da

Goca mı diyeceğim

 

Cuma köyün yolları

Dönüm geliyor dönüm

Cuma köyünden kız almak

Ölüm geliyor ölüm

 

Yarımcada saz olur

Gül açılır yaz olur

Ben yârime gül demem

Gülün ömrü az olur

 

Herekedir köyünüz

Buz gibidir suyunuz

Köyünüzü beğendim

Yok, mu bekâr kızınız

 

Harmanlardan geçiver

Ata yonca biçiver

İki tane yar olmaz

Birinden vazgeçiver

 

Dikenlinin dağları

Üzüm yapmaz bağları

Üzüm yapsa bağları

Evlenir oğlanları

 

Karpuz kestim kan gibi

Uzadı urgan gibi

Yarımca kızları

Kınalı kurban gibi

 

Yarımcada saz olur

Gül açılır yaz olur

Ben yârime gül demem

Gülün ömrü az olur

 

Kirazımız dalbastı

Dalları kiraz bastı

Delikanlı söz etti

Kızlar yüzünü astı

 

Bu kiraz budak budak

Olur, mu kiraz dudak

Yarımcanın güzeli

Canımdır sana adak

 

Duvarda makas asulu

Elbiseler kesülü

Bana mani sorarsan

Kirli çuval basulu

 

Şu giden kimin oğlu

Paltası da ak kolu

Dönüp bana bakmıyor

Saki vezirin oğlu

 Bahçenizde gül var mı?

Gül altından yol var mı?

Gel gidelim sevgilim

Annenden izin var mı?

 

Kayadan indirmişler

Tirene bindirmişler

Kara saçlı yârimi

Gurbete göndermişler

 

Ay gelir aydan beri

Çay gelir dağdan beri

Ben yârimi görmedim

Bir buçuk aydan beri

 

Bostanlarda aşlama

Aşlamayı taşlama

Ben askere giderken

Ağlamaya başlama

 

Su koydum su taşına

Masanın ortasına

Memelerin benziyor

Ferik yumurtasına

 

Denizin dibi derin

Üstüne halı serin

Sandık sepet istemem

Beni sevdiğime verin

 

Duvağın telli gelin

Gümüşten elli gelin

Buğulu gözlerinden

Sevdiğin belli gelin.

 

Gün kavuştu ırakta,

Gözüm karada akta,

Herkesin yarı geldi,

Benim yarım uzakta.

 

Toprağında tasında

Benleri var kasında,

Sen bahar içindesin

Bense ömrüm kışında.

  

Çay aşağu giderim

Topal koyun güderim

Eğer anam vermezse

Bohçamı alur giderim

 

Mavi boyarlar mola

Sevsem duyarlar mola

İkimizde bir boyda

Nikâh gıyarlar mola

 

Harmanlarda ot bitti

Goyun yayulsun diye

Hatıp kekül sallamış

Muhtar bayulsun diye

 

Üzüm goydum sepete

Yar oturur tepede

Ben bir yeni yar sevdum

Şan olsun memlekete

 

Altınım var boynumda

İki ellerim goynumda

Ela gözlü sevduğum

Gece gündüz aynımda

 

Altını bozdurayım

Sıraya dizdireyim

Elma armut değülsün

Cebimde gezdireyim

  

Yaylanın çimenini

Hep toplamış geyikler

Sevdalunun işine

Ne garuşur böyükler

 

Gayalardan ot biter

Guzular yayulsun diye

Gızlar kekürt sallar

Oğlanlar bayulsun diye

Dozer geliyor dozer

Çekilin sizi ezer

Benim sevduğum oğlan

Sinan Özen'e benzer

 

Yayladan mı geliyon

Sırtındaki yayuk mu?

Ben sağa ayakkabı verdüm

Ayağundaki çaruk mu?

 

Ambar altunda cecük

Bacakları küçücük

Benüm sevduğum oğlan

Dünyalarda biricük

 

Eriklerin çayırı

Yana eğer başını

Yarimin motoru var

Çıkamıyor bayırı

 

Su serptim serin olsun

Mezarım derin olsun

Dünyada alamazsam

Ahrette benim olsun

 

Kiremit üstünde gezersin

İnci boncuk dizersin

Kusura bakmayın ama

Sen hepsinden güzelsin

 

Ne uyursun ne uyursun

Bu uykuyla ne bulursun

Al abdesti, kıl namazı

Cenneti alayı bulursun

 

Bağa girdim nar için

Dolaşırım yar için

Anneler kız büyütür

Delikanlılar için

 

İstanbula giderken

Sol tarafta hastane

Yârimin mektubunu

Eğlendirme postane

 

Davulumun ipi kaytan

Kalmadı sırtımda mintan

Verin ağalar bahşişimi

Sırtıma alayım mintan

 

Bağa gittim bağlama

Kara gözlüm ağlama

Ben buralı değilim

Bana gönül bağlama

 

Mani maniyi açar

Maniden kaldım naçar

Kör olası çöpçüler

Yarsız yorganım açar

 

Besmele ile çıktım yola

Selam verdim sağa sola

Selamımı aldınız mı

Komşulara yaydınız mı

 

Manici başı mısın

Cevahir taşımısın

Sana resmimi versem

Cebinde taşır mısın

 

Kara kara kazanlar

Kara yazı yazanlar

Cennet yüzü görmesin

Aramızı açanlar

 Kul bela görmez

Allah yazmadıkça

Allah bela vermez

Kul azmadıkça

 

Mani maniye kelam

Sevdiğime benden selam

Hiç incinip üzülme

Kovuşuruz bir zaman

  

Sekiz sekiz on altı

Burası ceviz altı

Yarimin istediği kız

Ayakkabımın altı

 

Minare yıkılmış

Direk ister

Ağabeyimin canı

Börek ister

 

Mani benim ezberim

Kan ağlıyor gözlerim

Ben yarimin yolunu

Akşam sabah gözlerim

 

Masa üstünde pekmez

Çoban kavalın ötmez

Önünde gezen sürün

Benim nişana yetmez

 

Edep bir taç imiş

Nuru Hüdadan

Giy al o tacı

Emin ol her beladan

 

Biz gideriz ikimiz

Kestanedir yükümüz

Karakoçun içinde

Elti olacağız ikimiz

 

Karanfili ekemedim

Suyunu dökemedim

Yarimden ayırdılar

Yüzünü göremedim

 

Ayva attım samana

Dumana bak dumana

Şoför yârim var iken

Gider miyim çobana

 

Bizim evin önünde

Cankurtaran bağırıyor

Ne kabahat ettin yârim

Jandarmalar arıyor

 

A apacak apacak

Gökten yıldız kopacak

Açma yârim ağzını

Kuşlar yuva yapacak

 

Ayvalar dilim dilim

Darılmış benim gülüm

Ben gülüme ne dedim

Kurusun ağzım dilim

 

Köprüden geçer iken

Köprü salladı beni

Yârimin eski dostu

Düşman belledi beni

 

Yolda buldum on para

Yârim yüzün ne kara

Allah sana su vermiş

Yıkasana maskara

Gel gidelim sevdalım

Bizim vatana kadar

Yar ben senden ayrılmam

Dünya batana kadar

 

Asmanın arasından

Alamadım üzümü

Kaldır yârim şapkanı

Göremedim yüzünü

 

Sarı motor geliyor

Sarı duman veriyor

Aç kapıyı bak yârim

Sana gelin geliyor

 

Kasabın satırı var

Yanında yatırı var

Ben kasap olmazdım ya

Paranın hatırı var

 

Kuyudan su çekerim

Al bakıra dökerim

Daha yaşım küçük ama

Kara sevda çekerim

 

Dere boyu kavakları

Dökülür yaprakları

Yârim orada ben burada

Çınlasın kulakları

 

Bahçelerde sardunya

Sardunyayı kırdın ya

Beni beğenmiyordun

Nasıl bana kaldın ya

 

Yaza yaza yaz geldi

Mürekkebe zam geldi

Daha yazacaktım ama

Karakoça kiraz geldi

 

İndim dereye durdum

Dokuz güvercin vurdum

Dokuzunun içinde

Ben birine vuruldum

 

Hoca çıkmış mahalleye

Topluyor kaşıkları

Cennet istersen Hoca

Kavuştur aşıkları

 

Gide gide yoruldum

Sular gibi duruldum

Şu karşı ki oğlanın

Gözlerine vuruldum

 

Evleri yapan usta

Yeniden yıksın yapsın

Pencere bırakmamış

Delikanlılar baksın

  

Dalları bastı kiraz

Sevdamı anlamadın

Önce beni yalvarttın

Şimdi sen yalvar biraz

 

Karakoç dur köyümüz

Zemzem olur suyumuz

Sevip sevip ayrılmak

Dalga geçmek huyumuz

 

Camdan aldım makası

Açtım gömlek yakası

Bizim evden gözükür

Yarin arka bahçesi

 Bizim evin önünde

Ayvalar şişman olur

İlk yârini almayan

Sonunda pişman olur

 

Motor geliyor motor

Motorun bacası yok

Kalkmış beni istiyor

Cebinde parası yok

 

Dolabın kapakları

Çınarın yaprakları

Kara gözlü yârimin

Çınlasın kulakları

 

Mavi yelekli yârim

Çarkıfelekli yârim

Beni bırakıp gitti

Demir yürekli yârim

 

Elma attım denize

Geliyor yüze yüze

Sevdiğimin sözleri

Hediye kaldı bize

 

İçeride ara kapı

Sürmesi çavdar sapı

İkimizi ayıran

Dilensin kapı kapı

 

Entarisi al basma

Alıp duvara asma

Sen benimsin ben senin

Ellere kulak asma

 

Havalarda kırlangıç

Kanadı ayrıç ayrıç

İkimizi ayırtan

Kan kussun avuç avuç

 

Maniciyim manici

Ak gerdan altın inci

Eğer annem verirse

Varıcıyım varıcı

 

Kara kara kazanlar

Kara yazı yazanlar

Cennet yüzü görmesin

Aramızı bozanlar

 

Geline bak geline

Kına yakmış eline

Ne mutlu bu geline

Gidiyor sevdiğine

 

Havalarda kelebek

Kanadı benek benek

Beni yardan ayıran

Kalbur satsın hem elek

 

Ortaokul olur mu?

İçinde durulur mu?

Benim yârim talebe

Onunla dalga olur mu?

 

Yeşil iplik bükerim

Yare yelek dikerim

Yelek yare olmazsan

Vallahi seni sökerim

 

Bizim camın altında

Herkes bunun farkında

Biz yarimle konuştuk

Kırklareli Parkında

 

Motor geliyor motor

Motorun bacası yok

Kalkmış beni istiyor

Cebinde parası yok

 

Dolabın kapakları

Çınarın yaprakları

Kara gözlü yârimin

Çınlasın kulakları

 

Mavi yelekli yârim

Çarkıfelekli yârim

Beni bırakıp gitti

Demir yürekli yârim

 

Elma attım denize

Geliyor yüze yüze

Sevdiğimin sözleri

Hediye kaldı bize

 

İçeride ara kapı

Sürmesi çavdar sapı

İkimizi ayıran

Dilensin kapı kapı

 

Entarisi al basma

Alıp duvara asma

Sen benimsin ben senin

Ellere kulak asma

 

Havalarda kırlangıç

Kanadı ayrıç ayrıç

İkimizi ayırtan

Kan kussun avuç avuç

 

Maniciyim manici

Ak gerdan altın inci

Eğer annem verirse

Varıcıyım varıcı

 

Kara kara kazanlar

Kara yazı yazanlar

Cennet yüzü görmesin

Aramızı bozanlar

 

Geline bak geline

Kına yakmış eline

Ne mutlu bu geline

Gidiyor sevdiğine

 

Havalarda kelebek

Kanadı benek benek

Beni yardan ayıran

Kalbur satsın hem elek

 

Ortaokul olur mu?

İçinde durulur mu?

Benim yârim talebe

Onunla dalga olur mu?

 

Yeşil iplik bükerim

Yare yelek dikerim

Yelek yare olmazsan

Vallahi seni sökerim

 

Bizim camın altında

Herkes bunun farkında

Biz yarimle konuştuk

Kırklareli Parkında

 Yüksek evler yaptırdım

Dayamaya direk yok

Yarim kaçmak istiyor

Bende öyle yürek yok

 

Burası Üsküp dere

Su istersen İşte dere

Ekmek istersen Allah vere

Yatak istersen geldiğin yere

 

Üsküp dere köprüsü

Hafif sallar adamı

Üsküp dere kızları

İpsiz bağlar admı

 

Mani maniyeleyim mi

Bir mani söyleyeyim mi

İşaret et sevdiğim

Yanına geleyim mi

 

Cam altında ısırgan

Gavur musun Müslüman

Gel bir kerecik öpeyim

Vallahi bak ısırmam

 

Armudu taşlayalım

Dibinde kışlayalım

Sevdiğimi görünce

Maniye başlayalım

 

Bahçelerde pırasa

Yaprağına kar yağsa

Oğlanlar bekâr kalsa

Şu kızlara yalvarsa

 

Al giydim alsın diye

Mor giydim sarsın diye

İnadıma bakarım

Sen bana yarsın diye

 

Mendilimin ucuna

Sakız bağlarım sakız

Duyuyorum sevdiğim

Severmişsin başka kız

 

Pembe giyerim pembe

Pembe yakışır gence

İnsan bir hoş oluyor

Sevdiğini görünce

 

Kaşların karasına

Mim çekmiş arasına

Yari ilaç diyorlar

Kalbimin yarasına

 

Derelerin çakılı

Kimden aldın akılı

Orta yerde oynayan

Ağabeyimin çakırı

 

Karpuz kestim yiyen yok

Ağızım yandı diyen yok

Sevdiğime kavuştum

Gözün aydın diyen yok

 

Entarimi ben biçtim

Ateşine ben düştüm

Ne kadar cahilmişim

Asker oğlana düştüm

Bizim evin önüne

Kim attı mavi boya

Annem babam evde yok

Bakalım doya doya

 

Gülüm kurutmam seni

Suda çürütmem seni

Senelerce görmesem

Yine unutmam seni

 

Başımdaki çemberim

Oymalıdır oymalı

Oldun dünya güzeli

Sana nasıl doymalı

 

Sen Aslısın ben Kerem

Sana kalbimi verem

O kadar zalim olma

Edeceksin beni verem

 

Motor almış seksene

Bin üstüne gezsene

Motor güzeldir amma

Bak üstündeki serseme

 

Bizim köyün yolları

Çamurluktur kayarsın

Bizim köyün kızları

Dalgacıdır yanarsın

 

Yengem çıkmış mahalleye

Topluyor kaşıkları

Nasıl ayırdın yenge

Biz gibi aşıkları

 

Bizim köyün kızları

Sürmelidir gözleri

Gözlerine bakınca

Kaçırdım öküzleri

 

Hey hızara hızara

Dalda elma gızara

Beni sana vermizler

Başka yerden giz ara

 

Gayadan öküz bakar

Öküzün arnı sakar

Delikanlı dururken

Sakallıya kim bakar

 

Mendil aldım onbeşe

Onu serdim güneşe

Gitti yârim gelmedi

Beni aldı telaşe

 

Dağdan kestim kereste

Kuş besledim kafeste

Yârin hasta dediler

Yetiştim son nefeste

 

Karşıda ala inek

Tüyleri benek benek

Hiç boğazımdan geçmiyor

Yarsız yediğim yemek

 

Kuş kafese girmiyor

Buna aklım ermiyor

Hiç boşuna ah çekme

Annem beni vermiyor

 Evleri sarı boya

Gel yarim doya doya

İç vereme tutuldum

Gamıma koya koya

 

Armut dalda bir iki

Saydım baktım on iki

On ikinin içinde

Gök yazmalı benimki

 

İnce yazma düreyim

Aç koynunu gireyim

Uyan uyan sar beni

Yar olduğunu bileyim

 

Tavanlarda tencere

El vurmadım incire

Gavur babam duymasın

Çeker beni zencire

 

Garşıdan gelen atlı

Ne gayratlı gayratli

Ben istedim vermedi

Niman malın gıymatlı

 

Kara kabak bağ atar

Altında yılan yatar

Ben bilmem mi a yârim

Goynunda neler yatar

 

Deniz coştu göl oldu

Yârim sana ne oldu

Benim sana yandığım

Memlekette şan oldu

 

Ev ötene ev yaptım

Çıktım üstüne baktım

Yârim gelecek diye

Çivte lambalar yaktım

 

Irmak gumsuz galır mı?

Dibi susuz galır mı?

Senin gibi güzelin

Goynu yarsız galır mı?

 

Karşıdan ünlüyorlar

Badılcan belliyorlar

Bu köy nasıl köyümüş

Varmadan övüyorlar

 

Mısır ektim azmasın

Gelen geçen kazmasın

Yar üstüne yar seven

Gençliğine doymasın

 

Titretin ışıkları

Çalıver kaşıkları

Yürü tirenim yürü

Kavuştur âşıkları

 

Elinde demir orak

Mektup göndersem ırak

Cebinde tarağın

Bana yadikar bırak

 

Elma attım nar geldi

Dar sokaktan yar geldi

Eğil biyol öpeyim

Al yanaktan kan geldi

 

1965 YILINDA İSKİLİP'TE DERLENMİŞ

İSKİLİP MANİLERİ

  

KÖKTE YILDIZ ŞIHIRDIM

YARİ EVE OKUDUM

YAR KAPIDAN GİRERKEN

GAŞIDAN YIKILDIM

 

GÖKTE YILDIZ MAH GİDER

KAH EYLENİR KAH GİDER

BEN BUGÜN YARİMİ GÖRDÜM

SANDIMKİ PATİŞAH GİDER

 

FIRIN ÜSTÜNDE KÜREK

AH ETTİ YİNE YÜREK

HER CEFAYA KATLANDIM

BUNA KATLANMAZ YÜREK

 

KARA TAVUK KAZ OLDU

KOMŞULAR KAMAZ OLDU

ZALİM KOMŞUNUN YÜZÜNDEN

YARİM GELEMEZ OLDU

 

ÇAY AŞAĞI ÇALERİM

YAR YÜTÜRDÜM ALERİM

YARİMİ ISITMA TUTMUŞ

ISITMASINI DALERİM

 

KARŞIDA KARA MEŞE

GÖLGE VURDU GÜNEŞE

SENİNKİ AK GÜL İSE

BENİMKİ MOR MENEVŞE

 

KARŞIDA OTURANLAR

DERDEMİ ARTIRANLAR

BANA BİR ÖĞÜT VERİN

SEVDADAN KURTULANLAR

 

GİDİYOM ELİNİZDEN

KURTULAM DİLİNİZDEN

YEŞİL BAŞLI ÖRDEK OLSAM

SU İÇMEM GÖLÜNÜZDEN

KALENİN GEDİKLERİ

PİLAVDIR YEDİKLERİ

HİÇ AKLIMDAN GİTMİYOR

YARİMİN DEDİKLERİ

 

BU GÜN AYIN ONDÖRDÜ

KIZ SAÇINI KİM ÖRDÜ

ÖRDÜYSE YARİM ÖRDÜ

İSPAT GETİRİN KİM GÖRDÜ

 

GÖKTE YILDIZ ELLİDİR

ELLİSİDE BELLİDİR

BENİM SEVGİLİ YARİM

GÖZLERİNDEN BELLİDİR

 

MANE MANİ MANİLER

MANİLERİ EZERİM

SENİN GİBİ MANİYİ

UÇKURUMA DİZERİM

 

GÖKTE YILDIZ YÜZATMIŞ

KAŞLARI KALEM ÇATMIŞ

CÜMLE ALEMİ TOPRAKTAN

YARİMİ NURDAN YARATMIŞ

 

KARANFİLİM BİBERİM

ÜÇ BACIDAN DİLBERİM

YÜZÜNÜZÜ EKŞİTMEYİN

MİSAFİRİM GİDERİM

 

KARANFİL EVLEK EVLEK

DADANDI KARA LEYLEK

YAZIR BİRİDİK EMME

KIŞIN AYIRDI FELEK

 

KARANFİL OLACAKSIN

SARARIP SOLACAKSIN

BEN HAKİME DANIŞTIM

SEN BENİM OLACAKSIN

 

ALTIN TABAK OLAYDIM

YAR ÖNÜNE KONAYDIM

YARİM ESVAP BİÇTİRMİŞ

TERZİSİ BEN OLAYDIM

 

AYA BAK YILDIZA BAK

DAMDA DURAN KIZA BAK

CİLVESİNE DOYULMAZ

EYLEDİĞİ NAZA BAK

 

UFACIK İĞNESİNE

KAİLİM CİLVESİNE

BEN YARİME KAVUŞTUM

DARISI CÜMLESİNE

 

UZAKTIR SEÇİLMİYOR

GÖNÜLDÜR GEÇİLMİYOR

GÖNÜL BİR TOP İBRİŞİM

DOLAŞMIŞ AÇILMIYOR

 

A MÜRDÜM MÜRDÜM MÜRDÜM

KİM BİLİR BENİM DERDİM

AĞAÇLAR KALEM OLSA

KİMSE YAZAMAZ DERDİM

 A BENİM BOZ ÇİCEĞİM

NASIL SENDEN GEÇEYİM

AHDETTİM YEMİN ETTİM

YOLUNDA ÖLECEĞİM

 

ARMUT DALDA SALLANIR

YERE DÜŞER BALLANIR

BİR OĞLAN VEZİR OLSA

GENE KIZA YALVARIR

 

ODALARA KOL OLDUM

SULAR GİBİ DURULDUM

GÜLLÜ SENDEN AYRILDIM

BAŞKASINA VURULDUM

 

UFACIK KUŞ ÜZÜMÜ

GÖRSEM YARİN YÜZÜNÜ

UYUYUP UYANSADA

ÖPSEM ELA GÖZÜNÜ

 

UZADIM KAMIŞ OLDUM

ERİDİM GÜMÜŞ OLDUM

BEN BU AŞKA DÜŞELİ

BİR AVARE KUŞ OLDUM

 

UFACIK FİSKE TAŞI

YANDI YÜREĞİM BAŞI

NE YARDAN HABER GELDİ

NE DİNDİ GÖZÜM YAŞI

 

ELMAS YÜZÜK PARMAKTA

ÇİFTE BENEK YANAKTA

BENİM BİR EFENDİM VAR

ŞU KARŞIKİ KONAKTA

 

AKŞAM OLDU İKİNDİ

MUM ŞAMDANA DİKİLDİ

ELLERİN YARİ GELDİ

BENİM BOYNUM BÜKÜLDÜ

 

ALMA ATTIM GELİNE

GELİN ALMA ELİNE

YAZIK OLDU ŞU KIZA

DÜŞTÜ ZARHOŞ ELİNE

 

AYNA ATTIM ÇAYIRA

ŞEVKİ VURMUŞ BAYIRA

GELİN DOSTLAR SEYİRE

İŞİM DÜŞTÜ HAYIRA

 

DERLEYEN : MUSTAFA YOLCU

28.01.2007 – ANKARA

 

A benim bahtiyarım,

Gönülde tahtı yârim,

Yüzünde göz izi var,

Sana kim baktı yârim.

 

Ağam derim naçarım,

İnci mercan saçarım,

Dünya deniz olunca,

Ben kuş olup kaçarım.

 

Akşamlar olmasaydı,

Badeler dolmasaydı,

Yâr koynuna girince,

Hiç sabah olmasaydı.

 

Ala karga olaydım,

Kavaklara konaydım,

Yoldan geçen yolcudan,

Ben yârimi soraydım.

 

Altın çeşme akmasın,

Yüreğimi yakmasın,

Gözlerine tembih et,

Öyle çapkın bakmasın.

 

A benim bahtiyarım,

Gönülde tahtı yârim,

Yüzünde göz izi var,

Sana kim baktı yârim.

 

Ak giymiş kara giymiş,

Dalları yer değmiş,

Damat namaz kılarken,

Gelin tavuğu yemiş.

 

Al elmamı soyayım,

Baş ucuma koyayım,

Anam ben gurbetteyim,

Sana nasıl doyayım.

 

Aldım aşkın tüfeğin,

Vurdum bir kaç karaca,

Dünyada bir yâr sevdim,

Kaşı gözü karaca.

 

Adilem sen naçarsın,

İnci mercan saçarsın,

Dünya deniz olanda,

Gönlüm nere kaçarsın.

 

Al şalım yeşil şalım,

Dağlarda dolaşalım,

Tenha tenha yerlerde,

Seninle buluşalım.

 
 
< Önceki   Sonraki >

DİL-İ BİÇARE

ANLAT DİL-İ BİÇARE'DEN
SUN DA İÇSİN YAR ELİNDEN
YANİ HEP BİLİNEN
ŞEYLERDEN OLSUN
SEN SÖYLE DEDE'NİN "ZÜLFÜNDEDİR
BAHT-I SİYAHIM"

BESTESİNİ